Sanal Alem Yanılgısı

3/9/2007 -Kategori: Seyahatname

Sanal Alem Yanılgısı

 

İnsanların sanal ortamda neden kendilerini daha farklı gördükleri malumunuzdur. Bu farklılıkların sebeplerinden ziyade zararlarından bahsedeceğim.

            Sanal ortamda kendilerini tanıtmadan yazım çeşitlerine kadar insanlar geçek yaşamdan çok daha farklı tavılar sergilemektedirler. Tabi ki bu tavırları çok doğal bir davranış gibi görmeleri çok daha farklı bir yaklaşımdır. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi de sanal ortamda inanın bir nevi gizli olmasıdır. Halbuki yanlış her yerde yanlıştır. Bu sanalda da olsa yanlıştır, uzayda da olsa yanlıştır ve gerçek hayatta da olsa yanlıştır. Esas düşünmemiz gereken yön ise Allah(cc) ininde yanlış olmasıdır. Bizlerin sanalda sergilediği tavırlar aynı şekilde bizler gibi karşımızda bulunan insanlara karşı sergilediği tavırlardır. Bir insan kendine hiçbir şekilde yanlış yapılmasını istemiyorsa kendinsin de aynı teveccühü göstererek hiç kimseye yanlış yapmaması gerekmektedir.

            Yapılan yanlışları birçok örnekle sıralayabiliriz. Şahsımca gördüğün en önemli yanlışlardan bir tanesi yazım şekilleridir. Bilirsiniz önceleri mektup çok sık yazılan haberleşme şekli idi. Hiç biriniz hatırlar mı , mektupta sözlerin kısaltılarak yazıldığını? Örneğin Selam verirken S.a , h.g , mrb denildiğini hiç hatırlayanınız varmıdır?

            Kıymetli okuyucular, insanoğlu doğru,dürüst olabilmesi için her yerde olduğu gibi görülmesi lazım değimlidir? Dinimizde öyle emrediyor zaten. “Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol” Normal hayatta nasılsak o şekilde sanal ortamda da olmalıyız. Bu sadece görünüş bakımından değil, her türlü açıdan normal hayattan farklı davranmamalıyız. Gerek yazış gerekse tavırlar normal hayatta nasılsa sanalda da aynı olmalıdır.

            Dinimizden, İslam-i gelenek ve göreneklerimizden verdiğimiz ufacık tavizleri umursamadıkça bu tavizler hızla büyüyerek dağlar gibi tavizler haline dönüşmeye başlayacaktır. Bu her safhada kendini göstermektedir. Cenab-ı Allah (cc) yar ve yardımcımız olsun.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Tesettür Acizliği

9/6/2007 -Kategori: Seyahatname

Değerli okuyucular, günümüz Türkiye’sinde gün geçtikçe sapıklık ve isyankarlık hortlamaktadır. Bunun en büyük nedenlerinden bir tanesi de Tesettür’dür.

                Gün geçtikçe giyim kuşam anlayışı bozulmaktadır. Buna son vermemiz için ivedi şekilde Allah(cc) ve Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.)’yı çok iyi tanımamız gerekmektedir. Ne kadar inancımızdan uzaklaşsak o kadar giyim kuşam sorunu artacaktır. Bizlerin sorun olarak gördüğü giyim bozukluğunu, inancı zayıf ve dinden uzak kesimler hiç görmemektedirler. Bizlerde o görmeyenlerden olursak Allah (cc) katında sapıtan ve zalim olanlardan oluruz.

                Televizyonlar ve medya kuruluşlarının bir çoğu giyim kuşamı Allah(cc)’ın emrinin zıttı yönünde körüklemektedir. Moda saçmalığı altında genç kardeşlerimize sapık giyim tarzları benimsetilmektedir. Bizlerde, bu yanlışlıkların artması nedeni ile yanlışları gören gözlerimiz artık görmez olmuş hatta yanlış olarak algıladığımız çoğu uygulamalar da yanlışlıktan çıkıp doğru imiş gibi algılanmaya başlanmıştır. Buna en kısa zamanda son vermemiz gerekmektedir.

                Giyim kuşamın en çok sorun halde gözüktüğü kesim bayanların giyim kuşamlarıdır. Ar ve haya duyguları inancımız zayıfladıkça, azalmış hatta yok olma tehlikesi altındadır. Açık saçık giymek moda, tesettürlü giymek ise gericilik olmuştur. Halbuki esas gericiler açık saçık giyen cahil kesimdir. Vücutlarını hiç çekinmeden, utanmadan gösteren bayanlar açık ve net olarak kendilerini sergilemektedirler. Herhangi bir giyim mağazası vitrinindeki elbiseleri göstererek nasıl pazarlıyorsa, atanmadan açık saçık giyen bayanlarda aynı şekilde kendilerini sergilemektedirler. Kendi kendini kandırarak açık saçık giyenler, giyimlerini meşru halde göstermek için  saçma sapan bahanelere başvurmaktadırlar. Halbuki samimi düşünen bir bayan kendi güzelliğini insanlara göstererek değerinin azaldığını anlaması gerekmektedir. Gizli tutulan her şey daha değerlidir. Vücutlarını utanmadan gösterenler ise son derece değersizdirler. Neden değerli olsunlar ki benim bildiğim değerli olan şeyler gizli tutulur vede herkese gösterilmez, oysa bir çok bayan hiç çekinmeden vücutlarını göstererek güa bir şey yaptıklarını zannederler. Halbuki yaptıkları değerlerini beş paralık etmekten başka bir şey değildir.

                Sokağa çıkan bir bayana eğer ki bir çok insan nefsi gözle bakıyorsa kesinlikle yanlış giyiyor demektir. Bazı kapalı açıklar kapandım diye kendi kendilerini kandırmaktadırlar. Samimi bir Müslüman kadın eşi ve ailesinden başkalarına çekici gözükmek istemez, isteyemezde. Hangi erkek karısının bir başkası tarafından beğenilmesini ister? Ben Müslüman bir toplumda öyle bir erkek düşünemiyorum. Öyle bir erkek zaten beğenilmesini değil resmen eşini pazarlayan kişidir.

                Saygıdeğer anneler ve babalar, Allah(cc)’ın emirlerini çok iyi öğrenin ve unutmayın ki  kızlarınızdan sizler sorumlusunuz. Onların yaptığı her yanlış sizlerinde azaba neden olacağını aklınızdan çıkarmayın. Ne yapayım, yapamıyorum veya saydıramıyorum kendimi diye sakın kendi kendinizi kandırmayın. Okuması veya herhangi bir işe girmesi için gösterdiğin çabayı giyimi içinde göstermen şarttır. Onun geçimini ve sağlığını ne kadar düşünüyorsan giyimini de o kadar düşünmen şarttır. Bu yolda çalışanlara İnşAllah, Cenab-ı Allah (cc) samimiyet ve kolaylıklar nanip eder.

                Bizler Müslüman olarak eşimizin veya sevdiklerimizin herkes tarafından şehvetle bakılmasını istemeyiz vede şiddetle red ederiz. Bizim eşimiz ve sevdiklerimiz çok değerlidir. Onları herkese açık saçık şekilde gösteremeyiz. Değer vermeyenler, onları açık saçık şekilde sokağa salanlardır. Cenab-ı Allah ( cc) tüm Müslümanlara inancı uğruna samimi olmalarını nasip etsin. Amin.

 

Saygı ve Sevgilerimle..

Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Söz vermek

6/6/2007 -Kategori: Seyahatname

Söz vermek

 

Söz  denildiğinde insanın aklına ilk olarak gelen; verilen görevi zamanında yerine getirmektir. Bu düşünce ve anlayış en küçüğünden en büyüğüne kadar her bireyde mevcuttur. Fakat düşünceyi hayatına aksettiren çok az sayıda insanlar mevcuttur. Gerek dinini iyi yaşayanlarda olsun gerekse yaşamayanlarda, her iki kesimde de çok sıklıkla söz tutmama sorunu yaşanmaktadır. Hatta bu sorunu çoğu insanlar sorun olmaktan da çıkarmışlardır. İnsanın itibarını en üstün tutan sözünde durma hassasiyetidir.

            Gerek esnaf gerekse herhangi bir yerde memur olsun bulunduğu alanda muhatap olduğu kişilere en ufak ve gereksiz konuda dahi söz verdiği zaman bunu işinin en üstünde tutarak sözünü gerçekleştirmesi gerekmektedir.

            İnsanların birbirlerine olan güvensizliği, söz tutmama nedenlerinden dolayı gün geçtikçe çoğalmaktadır. Birbirimize karşı güvensizlik insanlar arasında sevgiyi de azaltacağından dolayı bu konuya dikkatlice eğilmemiz gerekmektedir.

            Örneğin bir toplantıda alınan kararlar belli bir zaman içerisinde oy birliği ile yapılmaya karar verilmişse, toplantıda bulunan her birey bu kendisine verilen görevi yapmaya söz vermiş demektir. Bu sözünü ne pahası olursa olsun yapmak zorundadır.

Aynı şekilde kendisine arızalı bir cihaz verilen esnaf, bu cihazı yapacağı tarihi ilk olarak hangi günde söylemişse o zamanda  yapmak zorundadır. Eğer ki yapamama veya herhangi bir sorun oluşmasını düşünen esnaf karşı tarafa söz vermemelidir. İlada söz isteyen müşterilerden çekinerek veya başka nedenlerden dolayı yapamayacağı sözü kesinlikle vermemelidir.

Cenab-ı Allah(cc)’ içimizdeki düşünceyi ve söyleyeceğimiz her kelimeyi söylemeden önce bilendir. Yaptığımız her gizli veya açık işi kesin olarak bilmekte ve görmektedir. Bunu, elini vicdanına koyarak düşünen ve anlayan insan kesinlikle verdiği sözden dönmez ve gereksiz sözde vermez.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Sevgi ve saygı

6/6/2007 -Kategori: Seyahatname

Sevgi ve saygı

 

İnsanoğlu sevgiye muhtaç bir varlıktır. İlk doğuştan anne baba sevgisi ile başlayan serüven arkadaş eş dost ve erginlik çağı başlangıçlarında da eğitmeninin ve çevresinin etkisine göre Allah (cc) ve Peygamber sevgisi veya madde ve şer sevgisi ile geçlik dönemini tamamlar. Yaşlanınca da oğul ve torun sevgisi ile yaşamına son verir. Bu serüven gerçekten bu şekilde mi gitmesi lazım yoksa İnsanoğlunun kendini anladığı ve bildiği, aklı başında olduğu dönemden itibaren her şeyden önce kesinlikle ve kesinlikle Önce Allah(cc) ve Peygamber sevgisi ile kalbine çember oluşturması gerekmektedir. Bu çemberin içine de çembere uygun sevgileri yerleştirmesi lazım. Dünya nimetlerine duyduğu sevgi kesinlikle çembere uygun olması lazım. Aynı şekilde herhangi bir insana  karşı duyduğu sevgi kesinlikle çembere aykırı ve ters düşmemesi lazım. Seviyorsa Allah(cc) rızası için sevecek.

 

Sevgiyi iyice anlayıp uygulamaya koyduğumuz zaman saygı akabinde kendiliğinden düzenli şekilde gelecektir. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) İslamiyet’i tek kişi olarak sevgi ve saygıyla yaymaya başladı ve bu şekilde zamanımıza kadar geldi. Gerçekten Sevgili Peygamberimizi (S.A.V.) tam anlamıyla tanıyabilsek inanıyoruz ki Dünya İslamiyet ile Saadete kavuşacaktır.

 

Bizler saygıyı kimlere gösteriyoruz? Maalesef bir çoğumuz saygıyı ilk önce Anne babamıza, sevdiğimiz veya korktuğumuz kişilere, Rütbe ve mertebe sahibi olanlara, bunlardan da arta kalırsa Allah (cc) ve Sevgili Peygamberimize (S.A.V.) gösteriyoruz. Maalesef bu bu şekilde cereyan ediyor. Zaten etmese idi, yaşantımız hiçbir şekilde sorunlu olmazdı.. Maddi ve manevi dünyanın en mutlu insanları olurduk. Osmanlı yüzyıllarca dünyaya adalet ve hoşgörü ile hakim oldu. Bizlerde tarihten örnek alarak hayatımızı düzene sokmak zorundayız.

 

İlk önce sevgiyi, akabinde de kimlere ne şekilde sevgi besleyeceğimizi öğrenmek zorundayız. Sevdiğimiz her şeyi Allah(cc) rızası için seveceğiz. Yaptığımız her işi Allah(cc) rızası için yapacağız. Samimice, sevdiğimizi ve yapacaklarımızı Allah(cc) rızası için yaparsak kesinlikle kurtuluşa ereceğimize adımız gibi inanacağız ve inanmak zorundayız.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

ArKaRiZmA

ArKaRiZmA Nedir? neden sadece karizma değilde öncesinden ar eklenmiş? İlk eklenen Ar kelimesinin anlamını bir çoğunuz biliyordur. Sonrasındaki Karizma kelimeside herkesin azda olsa bildiği kelimedir....

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

By ArKaRiZm